Serendipity (2001)

-You don’t have to understand. You just have to have faith.
-Faith in what?
-Destiny.

Ne oldu da 2001 yapımı bu filmi yazmaya karar verdim derseniz, bu film benim bu dünyada ilk ve tek çevirisini yaptığım filmdir ve o yüzden de önemlidir.

2000lerin başında İstanbul’a yeni gelmiştim ve sokaklardan vcd alıyordum. Öyle alırken alırken (konuşurken) bu filmin altyazısını Türkçe’ye çevirmem teklif edildi. Karşılığında da çoğunluğunu Kubrick filmlerinin oluşturduğu 10 tane vcd alacaktım. Değişik bir deneyim olacak dediğimi hatırlıyorum. Ama sorun şuydu ki, ellerinde film yoktu ve ben filmi izlemeden çeviri yapmak zorunda kalmıştım. Bana anlamsız gelen dialogları anlamlı hale getirme çabamı anımsıyorum ve gülüyorum. Sonra filmi izleyince görmüştüm ki onlar aslında doğru dialoglarmış, ama yine de, benim tarafımdan çevrilmiş hali de hiç fena olmamıştı.

Filmimin bence bir diğer önemi de, konusunu da içine alan isminden geliyor. Serendipity, mutlu tesadüf demek. Sadece anlamı değil, okunuşu da çok güzel. Ama tabi ki bu kelimenin bir de hikayesi var. Serendipity, Serendip’ten geliyor ve o da Sri-Lanka’nın eski ismiymiş. Aynı zamanda Serendip’in Üç Prensi isimli bir de masal varmış. Bu masalda prensler, normalde peşine düşmedikleri keşifler yapıyorlarmış ve bu tesadüfi keşifler yabancı dillere Serendipity olarak geçmiş. Haliyle filmin konusu da tesadüflere dayanan bir kadercilik üzerinden ilerlemiş.

Jon ve Sara’nın yolları bir şekilde kesişir ve ikili birbirinden çok etkilenir. Ama şanslarını kaderin ellerine bırakırlar ve hayatlarına devam ederler. Arada yıllar geçer ama hep bir şeyler eksiktir. O eksikliği kapatmak istercesine kararlar almaya çalışırlar, ama çoğu zaman başarısız olurlar. Akıllarının bir köşesinde o çok az gördükleri insan ve onun hayali yatmaktadır. Bundan sonrası hem Jon’un hem de Sara’nın işaretleri takip ederek birbirlerine ulaşmaya çalışması olarak devam edecektir.

Filmin sonunu da başıyla birlikte söyledim ama daha ilk 10 dakikkadan bunun olacağı belli oluyor ve hatta film boyunca ne zaman bir araya gelecekler diyorsunuz ve hatta yanlarındaki insanlara tahammül etmekte zorlanıyorsunuz, yani izlerken. Çünkü hem Jon hem de Sara aynı frekanstalar ve buna hali hazırdaki partnerleriyle ulaşamıyorlar.

Film bir romantik komedi ama komedi kısmı biraz geri plana kalmış. Yine de tüm o arayışlar, tesadüfler, işaretler izleyicinin yüzünü güldürmeye yetiyor. Serendipity ya da Mutlu Tesadüf, kavuştuktan sonra ne olduğunu bilmesek de, güzel bir aşk hikayesi olmuş.

Not: İyi ki beni bulmuşsun Serendipity.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.