Batman Begins (2005)

The man I loved—the man who vanished—he never came back at all.
But maybe he’s still out there, somewhere.

80 öncesi Batman üstüne çekilen filmleri saymazsak, Batman Tim Burton filmleri ile başladı diyebiliriz. Tim Burton’ın 89 ve 92 yılında çektiği iki filmin ardından Schumacher 95 ve 97 yıllarında Batman’in şanına yakışmayacak iki film çekti. Neyse ki 2000lere gelindiğinde bayrağı Nolan aldı da, sonunda Batman Batman oldu.

Bir süper kahraman filmi yapıyorsanız, akıllara iki soru geliyor. Kitaba mı bağlı kalınacak, yoksa konu yeniden mi oluşturulacak. Film Frank Miller ve David Mazzuccelli’nin klasik olan çizgi romanı Batman:İlk Yıl ile benzerlik gösteriyor. Ama senaryoyu yazanlar kendilerine göre uyarlamış ve Batman gibi bir süper kahramanı daha gerçekçi göstermeye çalışmış. Çizgi romanla gerçekçilik yan yana biraz komik dursa da, bambaşka bir şey yaratarak varmak istedikleri yere varmışlar.

Filmin başında Bruce Wayne’i Uzakdoğu’da bir hapishanede görüyoruz. Genç Bruce’un orada ne işi olduğunu, Ra’s Al Ghul’un kim olduğunu ve Henri Ducard’ın ne yaptığını daha sonra öğreniyoruz. Ra’s Al Ghul’un sağ kolu olan Henri Ducard Bruce Wayne’e sadece ileri dövüş teknikleri öğretmekle kalmayıp korkularından da kurtulmasını sağlamaktadır. Ve tüm bu karşılıksız gibi gözüken yardımların bedelini sorguladığında Ducard’ın Gotham şehrini birlikte yok etmek istediğini öğrenir. Onunla ve Ra’s Al Ghul ile dövüşüp mabetlerini yakan Bruce kaçarken Ducard’ı da kurtarır ve iyileşebileceği bir yere bırakır. Korkularını yenmiş olarak evine dönen Bruce’un artık Gotham’daki kötülerle mücadele etme zamanı gelmiştir ve de Batman kimliğine bürünmesi de gecikmeyecektir.

Her Batman filminde olduğu gibi, Batman Begins de bize çizgi romandan aşina olduğumuz iki yeni kötücül karakteri tanıştırıyor: Ra’s Al Ghul ve Scarecrow (Korkuluk). Ra’s Al Ghul hakkında verilen bilgi Batman’in hayatında kapladığı öneme dair. Benim çizgi romandan hatırladığım, Ra’s Al Ghul’un Bruce’un altıncı eğitmeni olduğu. Yani bunun öncesi de var ama diğer eğitmenler henüz (?) şeytani bir kimliğe bürünmedikleri için olsa gerek karşımıza çıkmıyor. Korkuluğa gelince, onun insanı korkularıyla yüzleştiren gazı ve bu gazın Ra’s Al Ghul tarafından kullanılacak olması filmi bambaşka bir okumaya açıyor. 11 Eylül’den sadece bir kaç sene sonra çekilen bu süper kahraman filmi, bir anda Gotham’ı New York; Ra’s al Ghul’u ise terörist yapıyor. Bu korkular da 11 Eylül’den geriye kalan, insanların içine işlemiş korkular oluyor. Tabi bu okumaya yönlendiren başka göstergeler de var filmde: büyük patlamanın hedefi olan Wayne kulesi, Ra’s Al Ghul’un Gotham’a dair söyledikleri gibi. İşte bu haliyle film çizgi roman okurunun büyük çoğunluğunu oluşturan ergenler için olmaktan çıkıyor; işaret ettiği gerçeklik, gösterdiği şiddet ve sunduğu karanlık dünya ile tamamen yetişkinlere hitap ediyor.

Michael Keaton’dan Val Kilmar’a, Val Kilmer’dan George Clooney’e değişen Batman’i bu filmde hızlı kilo verip almasıyla tanınan Christian Bale canlandırmış. (Bir önceki filmi The Machinist için yaklaşık 30 kilo veren oyuncu, 6 ay sonra çekimleri başlayan Batman Begins için verdiği kiloları geri almış.) Batman’in önceki filmlerini hatırlayınca Christian Bale’in ne kadar iyi bir seçim olduğu anlaşılıyor. Batman’in yardımcısı rolünde Michael Caine bulunurken, Ducard/Ra’s Al Ghul rolünde Liam Neeson var. Diğer rollerde Katie Holmes, Gary Oldman, Tom Wilkinson, Morgan Freeman ve Cillian Murphy’i görmek mümkün. Böyle uzun uzun yazmamın sebebi kadronun ne kadar sağlam olduğunu göstermek.

Batman Begins çizgi romandan içime işleyen Batman ruhuna çok yakın. Sinema için bir Batman yarat deseler ben de bu halini yaratabilmek isterdim. Ayrıca alt metninin olması hem filmi güçlendirmiş hem de okumayı sevenleri mutlu etmiştir mutlaka. Şu an geldiğim noktada, sinemada Batman sanki şimdi başlıyormuş gibi hissediyorum. Sanırım bundan önceki filmleri bir daha anmayacağım.

İyi Seyirler..

2 thoughts on “Batman Begins (2005)

  1. […] ki Batman Begins çizgi romandan esinlenip kendi senaryosunu oluşturduysa, The Dark Knight (Kara Şövalye) de bunu […]

  2. […] düşmanları vardı. Nolan distopik bir yaklaşımla Batman’in ayaklarını yere bastırdı. 2005 ve 2008 yıllarında iki film çeken Nolan Batman’i bir üçleme olarak düşündü. Ve […]

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.