Beauty and the Beast (2017)

 

♫ Tale as old as time
Tune as old as song ♫

Bir zamanlar bir varmış bir yokmuş. Bu dünyada bir yerlerde yaşayan bir prens varmış. İyiymiş hoşmuş da biraz küstahmış. Sarayında balo verdiği bir gün yaşlı bir kadın elinde bir çiçekle gelmiş. Prens onunla dalga geçerek çiçeği yüzüne fırlatmış. O an işte yaşlı kadın çok güzel bir büyücüye dönüşmüş ve prensi lanetlemiş. Bu lanete göre prens bir canavara dönüşmüş ve taa ki gerçek aşkı buluncaya kadar öyle kalacakmış. Öyle kalacakmış ama gül de sihirliymiş ve prensin gülün son yaprağı düşene kadar vakti varmış. Bu arada prensle birlikte tüm hizmetkarları da lanetlenmiş ve birer saray eşyasına dönüşmüş Aradan uzun uzun zamanlar geçmiş. Ve neredeyse canavar da kendini unutmuş.
Masal bu ya, uzak bir köyde yaşayan Belle isimli bir kız varmış. Bu kız o kadar çok kitap okurmuş ki, köy ahalisi tarafından tuhaf olarak nitelendirilirmiş. Pek arkadaşı yokmuş ama köyün en yakışıklı ama kafası bir o kadar boş olan delikanlısı peşindeymiş. Belle onu istemiyormuş ve hep dünyanın geri kalanını merak ediyormuş.
Bir gün evet bir gün babası uzaklara gidecekmiş. Belle ondan bir gül getirmesini istemiş. Babası da kabul etmiş. Ama yolda giderken kurtların saldırısına uğramış. Kaçarken canavarın şatosuna sığınmış. O da ne, eşyalar hareket ediyormuş ve konuşuyormuş. Baba çok korkmuş ve kaçmaya başlamış. Fakat yolda bahçedeki gülleri görmüş ve bir tanesini kopartmış. O sırada işte canavar belirivermiş. Ve babayı tuttuğu gibi bir zindana atmış.
Gelelim Belle’e. Canavarı görünce koşarak köye dönen babasının atından birşeylerin ters gittiğini anlamış ve atın sırtına atlayarak yola çıkmış. Şatoya vardığında babasını zindanda bulmuş ve canavarla karşılaşmış. Canavar babasının hırsızlık yaptığını gül çaldığını söylemiş ve Belle’de
-Onu bırak beni al
demiş. Babasını kandırarak zindana girmiş ve baba serbest kalmış.
Köyüne geri dönen baba halka olanı biteni anlatmaya çalışmış ama kimse inanmamış. Sadece babadan çıkarı olduğu için Gaston ve arkadaşı LeFou babaya yardım edeceklerini söylemişler ve yola düşmüşler. Yol çok zormuş ve bir türlü bulamamışlar. İşte o zaman babayı aşağılamaya başlamış Gaston.
-Kızımı sana vermem Gaston!
dediği anda babayı bir ağaca bağlayıp kurtlara terk etmişler.
Sarayda kalan Belle tarafında ise işler iyi gitmemekteymiş. Birkaç başarısız kaçma planının ardından canavarla iyi geçinmeye karar vermiş. Çünkü bir kaçışında canavar onu kurtarmak için kendini kurtların önüne atmış ve neredeyse ölecekmiş. Canavarı iyileştiren Belle onunla vakit geçirmeye başlamış. Canavar da Belle gibi kitap okuyormuş. Hatta Shakespeare’i de çok seviyormuş. Dedim ya onlar bu dünyadanmış. Sadece biraz daha sihir katılmışmış bu dünyaya.
Canavarın soğuk mu soğuk şatosunda Şamdan Lumiere, Saat Cogsworth, ve diğerleri ile parti verip dans ettikleri gece babasını çok özlediğini söyleyivermiş. Canavarın yufka yüreği buna dayanamamış ve sihirli aynasından babasını göstermiş Belle’e. Babası köy meydanında çekiştirilmekteymiş ve Belle buna çok üzülmüş. Canavarın iyice yufkalaşan yüreği Belle’in üzülmesine dayanamamış ve gitmesine izin vermiş.
Masal bu ya, Belle’i getiren at dışarda bekliyormuş ve Belle uzun orman yoluna doğru dört nala koşmaya başlamış.
Köyde neler olduğuna dönecek olursak, babayı yaşlı bir kadın kurtarmış. O da köye gelip Gaston’u şikayet etmiş. Ama Gaston babanın akli dengesinin yerinde olmadığını söyleyerek bu olaydan yırtmış. Yaşlı kadın da zaten güvenilmezmiş. Hem Gaston’un arkadaşı LeFou da onu destekler şeyler söylemiş. Böylece baba akıl hastanesine yatırılmak üzere arabaya bindirilmiş.
Tam o sırada işte Belle atıyla gelmiş. Ve babasının haklı olduğunu söylemiş. Delil olarak da elindeki aynadan canavarı göstermiş. Gaston herkesi galeyana getirmiş ve Belle’i babasının yanına hapsederek, bütün köy canavarı yakalamak üzere yola düşmüşler.
Saraya geldiklerinde Şamdan Lumiere, Saat Cogsworth, Miss Potts, Chip, Jean the Potter, Madame Gardrobe onları karşılamış. Her biri bir şeyler fırlatmak üzere savunmaya geçmişler. Ama savunma da bir yere kadarmış. Gaston üst katlara ulaşıp canavarı bulabilmiş. Cebinden çıkardığı silahla bir el ateş etmiş. Çatıdan alt çatıya düşen canavar zorlukla doğrulabilmiş. O sırada Belle de gelmiş ve canavara seslenmiş. Belle’i gördüğüne çok sevinen canavar ona doğru gitmek istemiş ama Gaston ona yine ateş etmiş. Belle’in kollarında can verir iken;
-Seni son bir kez görebildim..
demiş ve ölmüş.
Bu arada Gaston’un bastığı tuğla köprü de sarsıntıya dayanamayıp yıkılmış o da aşağı düşmüş.
Düşen son yaprakla birlikte canavarın ölümü şatodaki canlı her şeyin donmasına sebep olmuş. Ama Belle ağlamakytaymış ve göz yaşları içinde canavarı öperken
-Seni Seviyorum!
demiş.
İşte o an büyü bozulmuş ve canavar prens’e, Lumiere ve arkadaşları sarayın hizmetkarlarına dönüşmüş.
Belle ve prens ermiş muradına biz çıkalım kerevetine..

Bu bir masal olduğu için konuyu elimden geldiğince masal diliyle anlatmak istedim. Bunu hep istemişimdir. Yani masal yazmayı. Bir de konuyu bilmeyen yoktur diye bu kadar rahat yazdım. Eski Beauty & the Beast lere tabi ki yeni bir şeyler eklenmiş. Örneğin bu dünyada bir yerlerde geçiyor olması, ateşli silah kullanımı gibi. Bir de Gaston konusu var ki değinmeden edemeyeceğim. Gaston’un ne kadar içi boş bir adam olduğundan bahsetmiştim. Pardon yakışıklı ve içi boş demeliyim. Şatodaki baskın sırasında en yakın arkadaşını, LeFou’yu bile ortada bırakınca çocuk ne yapsın karşı safta yer almaya başlıyor. Bu tıpkı sizin de böyle arkadaşlarınız varsa bırakın, hele böyle bir erkek arkadaşınız varsa uzak durun demek gibiydi.
Kitap okuyan kültürlü kız yalnız kalabilir ama masalların gerçek aşkın peşinden de bir tek o gidebilir düşüncesi güzeldi. Ve belki de iç güzellik dış güzellik olayını bir tek o halletmiştir fikri de var denilebilir.
Çok ilginç filmde 1-2 sahnede gaylere selam çakılıyor. Bir tanesinde kadın kıyafetleri giyen bir erkeğin yüzündeki mutlu ifadeyle, bir diğerinde ise erkek erkeğe dans etmelerinde. İzlerken biraz şaşırdım masallara girmesine her ne kadar beni rahatsız etmese de.
Filmin o şato baskını sahnesinde ben bakmak istemedim. Çünkü masal filmleri çok seviyorum ve masalda olumsuz olay olduğu zaman huzurum kaçıyor. Sonunu bilmeme rağmen izlemek istemedim ve hatta telefonumla oynadım. Sonra bir daha herşey düzelince baktım.
Filmi ben başarılı buldum.
Film En İyi Kostüm ve En İyi Prodüksüyon dallarında Oscar’a aday.

 

One thought on “Beauty and the Beast (2017)

  1. […] Beauty and the Beast (2017) […]

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.