The Bow (2005)

Gosh, then you won’t know
anything about what goes on outside.

The Bow şiirsel bir Kim Ki Duk filmi. Bütün film denizin ortasında bir teknede geçiyor. Yaşlı bir adam küçük yaşta yanına aldığı bir kızı büyütmüş ve 17 yaşına geldiğinde de evlenmeyi planlamaktadır. Bu arada geçimini de tekneye getirip balık avlattığı insanlar üzerinden sağlamaktadır. Tekneye gelenlerin arasından genç bir çocuğun dikkatini bu kız çeker ve olaylar gelişir.

Gelişir diyorum da durağan bir filmde ne kadar gelişirse o kadar gelişiyor olaylar; öylece izole denizin ortasında bilinmeyen bir yerlerde. Bu yönüyle bana yönetmenin bir diğer filmi olan The Isle’ı hatırlattı. Onda da suyun ortasında izole hayatlar vardı.

Filmde yay iki anlamlı kullanılmış. Bildiğimiz anlamıyla ok atmaya yarayan anlamı var ama bunun dışında çok güzel sesler çıkaran bir müzik aleti aynı zamanda. Ve bir de sonda aldığı metaforik şekil var tabi.

Uykulu Kuytu Puani: 4Buna ve birkaç başka simgeye bakarak filmin iyiyle kötünün savaşı, ying-yang, siyah beyaz gibi sembolik anlatımları içine dahil ettiğini söyleyebiliriz.

Bir diğer durum da karakterlerin yani kızın ve yaşlı adamın hiç konuşmuyor olmasıydı. Bütün film bakışlarla anlaşıyorlar. Bu da o yaratılmış izole dünyayı güçlendiriyor.

Her ne kadar sonda kafalar biraz karışsa da, güzel bir Kim Ki Duk filmi diyebilirim.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.