The Dance of Reality (2013)

..but if you love me,
it doesn’t matter.

La Danza de la Realidad, Jodorowsky’nin uzun bir aradan sonra çektiği ilk film. Bundan önceki filmi The Rainbow Thief’i saymazsak, daha önceki filmleri ile benzer özellikler taşıyor. Film Jodorowsky’nin otobiyografisi aslında. Ama surreal anlatımı sayesinde çocukluğuna dair birşeyler öğrenmek oldukça zor. Yine de onun hayatını etkileyen olayları günışığına çıkarmayı başarıyor.

The Dance of Reality (20133]Şili’nin bir kasabası olan Tocopilla’da büyüyen Alejandro’nun hayatından bir kesitle başlıyor film. Babası Jaime (Brontis Jodorowsky) koyu bir komünist ve ateisttir ve oğlunu da benzer şekilde yetiştirmek istemektedir. Annesi ise inançları olan sevgi dolu bir insandır. Baba Alejandro’nun güçlü bir erkek olması için uğraşırken, anne ise içini sevgi ile doldurmaktadır. Bu arada annenin tüm konuşmaları şarkı gibidir. Filmde verildiği şekliyle Alejandro’nun yalnız geçen çocukluğu sadece ailesi yüzünden değil, yahudi kökeninden de kaynaklanmaktadır.

The Dance of Reality (2013)Alejandro Jodorowsky filmin kilit yerlerinde ortaya çıkarak kendi çocukluğuyla birleşiyor ve bazı yorumlarda bulunuyor. Ve çoğu zaman o çocukluğuna destek oluyor. Sanki büyü de ben ol artık demek gibi. Jodorowsky’nin çocukluğunda çok kaldığı belli. Bu çoğu filmine de yansımıştı zaten. Sirk geçmişi onun sirk yönetmeni olarak tanınmasını sağlamıştı. Ve oldukça farklı tipler, gerek özürlü gerek soytarı yine bu filme dahil olmuş.

Film bittikten sonra biraz buruk oldum.  Yönetmeni çok seviyorum ve daha çok iş yapmasını istiyorum. Ama sanki bu son filmiymiş izlenimi verdi.

Uykulu Kuytu Puani: 5Çekimleri 2013’de biten ve 70’ler havası veren filmi ben çok beğendim. Ama tek başına izlemek yeterli olmayacaktır tabi. Patikada bırakılmış ekmek kırıntıları gibi Jodorowsky’nin önceki filmlerinde bir takım cevaplar bulmak mümkün. Naçizane tavsiyem, El Topo, The Holy Mountain ve Santa Sangre’yi izledikten sonra The Dance of Reality’nin izlemesi.

Not: Babası rolündeki Brontis Jodorowsky gerçekte oğlu.

Not 2: Çocukluğunu canlandıran Jeremias Herskovits’i  de çok beğendim.

Not 3: Filme müzik olarak Santa Sangre’den bir parça ekledim. Bu demek değil ki bu filmin müzikleri kötü, sadece bana hissettirdiği o.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.