Greystone Park (2012)

Sean: And this looks like the opening to every horror film I’ve ever seen.

İnsomnia’ya yakalanan bir adamın hikayesi olan son yazım The Machinist’ten beri uyumuyorum. Filmle alakası şöyle, o dayanabiliyorsa ben de dayanırım dedim. Zaten uykumu kaçıracak fazlaca şey de oldu şu bir kaç gün içinde.

Bende şöyle oluyor, bir süre mücadele ediyorum hayatın içinde, sonra bakıyorum  tek başımayım ve hiç bir şeyi değiştiremiyorum, ben de durmadan uyumaya başlıyorum. Uyumamak ve sonra hiç durmadan uyumaya başlamak tıpkı sarhoş olup unutmaya çalışmak gibi bir etki yapıyor. Ve bir de galiba bu durum olanı biteni tam anlamıyla sindirene kadar devam ediyor.

Bu uyku moduna geçtiğimden beri izlemeye çalıştığım filmdir Greystone Park. Kaç kere karşısında uyuya kaldığımı hatırlamıyorum ama her gözümü açışımda geriye alıp izlemeye çalıştığımı ve gene uyuduğumu hatırlıyorum. Tüm bu geri almalarda fark ettiğim bir şey oldu, o da bu filmi neresine sarsanız tanıdık geliyor ve bir şey de kaybetmemiş oluyorsunuz.

3 gencin, kullanılmayan eski bir akıl hastanesine gidip, bu tuhaf mekandan kaynaklı kendilerini korkutma filmini yapmışlar. El kamerasının gerekli gereksiz sallanması, görüntünün kararması, ortamda olmayan ve bu çok belli olan ses efektleriyle süslenerek duygunun bize de geçmesi hedeflenmiş. Film namına söyleyebileceklerim bunlar çünkü pek oyunculuk göremedim.

Türü çok seviyorum o yüzden yerden yere de vurmak istemiyorum ama sanırım bu iyi bir film olmamış. Benim daha ilkokuldayken kardeşimi korkutmak için yaptığım şeylere benziyor. Öyle sesimi abuk sabuk efektler vererek kasete çekerdim, tavana bir takım  düzenekler kurardım ve o uyuyunca bunları devreye sokardım. Küçüğüm korkup beni uyandırdığında ise bir şey duymayıp görmediğimi söyleyerek için için gülerdim. Tabi bunları yapmamın hep bir sebebi oldu, çünkü o gerçekten korkuyordu ve ağlıyordu. Çok korkuttum onu çoook. Tüm bu ağlatmalarımın sonucu tabi ki bana geri döndü. Acayip titizlikle hazırlanmış senaryolarla gelmeye başladı. Issız bir yerde geçen bir tatilde, gece arkadaşların evinde otururken dışarıya çıkmasını, yarım saat sonra bakmaya gidenlerin kucağında gelmesini, hıçkırıklarla ağlamasını, yaşadığım korkuyu ve bir anda kahkahalarla gülmeye başlamasını unutamam. İşin komik tarafı plandan haberi olan diğer çocuklar bile o ağlamayı gerçek sanmış ve bir şey mi oldu gerçekten diye kalmışlardı öyle.

Şimdi, içinizde varsa bir korkutma güdüsü, bu filmde yapılanın, bunun en ilkel hali olduğunu görebilirsiniz. Evet Blair Witch’de de yapılan farklı değildi ama o, bu türü popülerleştirendi.

Filmin yönetmeni Sean Stone, Oliver Stone’un oğlu. Greystone Park, Sean’in ilk uzun metrajlı filmi ve aynı zamanda oynuyor da filmde. Babasından da destek almış, şöyle ki : Oliver Stone filmin başında Sean ve arkadaşlarıyla birlikte yemekte sohbet ediyor ve çocukları dinliyor. Ara ara muhabbete katılarak ve filmde de bu şekilde gözükerek oğlunun arkasında durduğunu gösteriyor.

Ama ben galiba şunu beklerdim, yani başta öyle Oliver Stone’u görünce, tüm uyumalarım arasında aklıma gelen hep Oliver’ın da bir yerden sonra devreye gireceği oldu. Yani bu çocuklar öyle terk edilmiş bir yapının içinde, olduk olmadık kendilerini korkuturken, aslında tüm bunlarda Oliver Stone’un parmağı olduğu ortaya çıksa daha güzel olurdu diye düşündüm. Düşünsenize o da yüksek teknoloji ekipmanla bunları çekiyormuş aslında. Ya da amacı sadece yukarıdan bir elle dokunarak onları korkutmakmış falan.

Bir şey daha var, film imdb’de çok düşük puan almış ve internette yerden yere vurulmuş. Ben bundan daha kötü filmler de izledim bu dünyada. Bir adam ilk filmini yapıyor ve belli ki kendi imkanlarıyla yoksa hiç girmezdi diye düşünüyorum found footage türüne. Bu kadar acımasız olunmasına karşıyım. Belki Oliver Stone’un oğlu olmasaydı daha mı az eleştirilirdi diye düşünmeden edemedim.

Aslında her gözümü açışımda filmin çekildiği mekanın tek bir yer olmadığını düşündüm mimarisinden hareketle. Ve bu tuhaf mekanların derlenip bir araya getirilmesi hoşuma gitti.

Uykulu Kuytu Puani: 2Benim iyi bir taraf bulmaya çalıştığım anlaşılmıştır umarım çünkü içinde bulunduğum(uz) dönem bunu gerektiriyor. Bu yüzden işte Greystone Park’a böyle baktım, çünkü beynim o eksende çalışıyor/çalışmalı.

Not: Ben biraz daha uyuyayım.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.