Coriolanus (2011)

Coriolanus: Alone I did it.


Coriolanus, Shakespeare’in az bilinen ve en politik eseri. Gaius Marcius Coriolanus M.Ö. 5. yüzyılda yaşadığı varsayılan Roma’lı bir general. Romalı tarihçilerin anlattığı hayatı Shakespeare tarafından kaleme alınmış ve ortaya bir trajedi oyun çıkmış. Coriolanus lakabını Corioli şehrini ele geçirdiğinde almış. Tamamen içe dönük ve bencil bir karakter olan Coriolanus’un trajedisi kullandığı faşist öğeler sebebiyle Fransa’da 1930’ların sonunda kısa bir süreliğine yasaklanmış ve bununla birlikte modern zamanlarda yasaklanan nadir Shakespeare oyunları arasına girmiş.

Yönetmenliğini ve başrolü üstlenen Ralph Fiennes aslında 2000 yılında Londra’da Almeida Tiyatrosunda Coriolanus’u sahnede canlandırdığı günden beri beyaz perdeye taşımak istemiş. Ve 11 sene sonra bu idealine ulaşmış.

Konuyu; halkın Roma’da ayaklandığı bir dönemde annesinin talebiyle politikaya atılan cesur, başarılı asker Corialonus’un esnek olmayan inançları ve halkı (hatta kendi ait olduğu bir üst tabakayı da) hor görmesi sonucu yaşananlar olarak özetleyebiliriz.

Her ülkenin yarattığı savaş adamlarından birisi olan Coriolanus çok iyi bir savaşçı olmasının yanında tamamen yalnızdır, hem toplumu dışlar hem de kendisinin de ait olduğu bir üst sınıfı. Öyle ki gelinebilecek en üst mertebeye adaylığında ne halkın desteğini ne de soyluların desteğini alma çabası içine girmez. Halkı değersiz gören Coriolanus kendi emrindeki askerleri de kendi silahı olarak görür, asla yoldaşı olarak değil. Ondan yüzyıllar sonra gelecek olan Antony ise, beraber savaştığı askerleri kardeşi gibi görecek ve yüceltecektir.

Biraz Aşil ile benzerlik gösteren Coriolanus, cesareti, savaşçı yönü gibi özelliklerin yanında Aşil’in annesi gibi çok güçlü ve yönlendirici bir anneye (Volumnia) sahip. Gerçi onu o mertebeye getiren annesi sonunu da hazırlar. İki yerde annesinin sözünü dinler ve her ikisinin de farklı sonuçları olur. Askerlikten politikaya geçişte annesinin ondan istediği şey düşündürücüdür: “halkın duymak istediğini söyle, kalbin öyle hissetmese de.” Ki karar almakta zorlanan Hamlet karakterinin zıttı olan yani kararlarını değiştirmeyi kabullenemeyen Coriolanus için bu kabullenilemeyecek bir şeydir. Tarih boyunca politikacıların iki yüzlülüğü annesinin bu sözleriyle de vurgulanmış oluyor (bizim kulaklarımıza da pek yabancı gelmiyor). Değişememek ve olduğundan farklı olarak konuşamamak ilkinde onun Roma’dan sürgün edilmesine ikincisinde de ölümüne yol açacaktır.

Filmde aşk hariç pek çok tema işlenmiş. Onur, aile bağları, politika, yönetimde halkın sesinin olması, savaş, cesaret, ihanet, dostluk ve güç hırsı bunlardan bazıları. Tarihteki bütün büyük eserler gibi Shakespeare’ın bu az duyulmuş eseri de güçlü sözlerle güçlü duygulara hitap ediyor.

İzlemeden önce hikayeyi biliyordum ama Ralph Fiennes’in oyunculuğu ve bir duygudan diğerine geçmemi sağlayan güçlü cümleler aynı duyguları iki kat coşkuyla hissetmeme yol açtı. Eski bir eserin alınıp günümüz şartlarına uyarlanmasına en güzel örneklerden birisi olmuş kanımca.

Not: Shakespeare’i çok sevdiğim için taraflı olmuş olabilirim sizi yanıltmasın.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.