Un Amour De Jeunesse (2011)

Every time I manage to change,

I come closer to my ideal self.

Camille ve Sullivan birbirlerinin ilk aşkıdır. Camille 15 yaşındayken tanışırlar. Sullivian’ın uzak mesafeye yapacağı uzun süreli bir gezi yüzünden ayrılmak zorunda kalırlar. Camille’in bu ayrılıkla başetmesi kolay olmayacaktır.

Bütün öğrencilik hayatımı düşündüm izlerken, o ne kabusmuş meğer iyi ki büyümüşüm de o yıllarda niye kimse bana bunu söylemedi? Filmin özelliği de bu olsa gerek. Evet Fransızların  o uzun planları, o duyguyu yaşatış şekli, o sanatsal yönü var da, belki bu depresif halimi açıklayabilir de, gittim de bir ilk aşkla mı özdeşleştim ben şimdi?

Şu tip insanları anlamıyorum ben, hiç bir zaman da anlamadım. Hani akıl veren, senin iyiliğin için diyen, seni seviyorum ama ayrılmamız en doğrusu fikrini empoze eden, anlamadım hiç bir zaman da anlamayacağım. Bir tek şu bir gerçek, küçük yaşlarda belki bu düşüncelere daha kolay bürünebiliyor insanlar da büyüyünce olgunlaşınca bunlar olmamalı.

Ama oluyor öyle değil mi? Camille yine aynı oyuna geliyor, Sullivan gene aynı oyunu oynuyor. Demek ki doğru cümle şu; insanoğlu değişmiyor. Yani o karakter yoksa sonradan da oldurulmuyor.

Her doğum günümde yeni bir şey anlarım hayata dair, bu doğum günümde de geldim Mevlana’nın sözüne: “Söyle, senin kabın nicedir?”

Aşk dedim, aşkı en güzel anlatan Mevlana dedim, şimdi filmi bir de onun gözüyle anlatayım.

Kimi insan böyledir. Kendi korkularını, önyargılarını başkalarına yansıtır ve onlarda gördüğünü sanır. İşte asıl yük budur.*

Aşkın olduğu yerde er ya da geç ayrılık vardır.**

Sevdiğin birini yitirince bir yanın onunla beraber kaybolur.***

Bir daha seni asla terk etmeyeceğim dedi, ve ardından da terk edeceğim.****

*      Şafak, Aşk, s.260

**    Şafak, Aşk, s.340

***  Şafak, Aşk, s.404

****Watts, Şems-i Aşk, s.98

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.