La Fée (2011)

And hearts here

believe in miracle.

Dominique Abel ve Fiona Gordon palyaço kökenli bir çift. Filmi  Bruno Romy ile birlikte yazıp yönetip oynamışlar.

E palyaço kökenin olur da bu filme yansımaz mı? Yansımış elbette. Ortaya daha çok vücut diline dayalı, sessiz sinema dönemlerinden kalma bir slapstick komedi benzeri çıkmış. Bazı planlar oldukça uzun tutulan, bazı sahneler oldukça sıkan vs.

Dom (Dominique Abel) bir otelde resepsiyonist olarak çalışmaktadır. Bir akşam otele Fiona (Fiona Gordon) gelir ve bir peri olduğunu söyler. Dom’un 3 dilek hakkı olacaktır ve düşünmeye başlar. İlk dileği bir motorsiklet, ikinci dileği de ömür boyu yetecek kadar benzin istemek olur.

Filmin öyle bir dünyası var ki bunların kafası güzelmiş dedim izlerken. Çokça düşündüm acaba ne içmiş olabilirler diye, gerçekten. Öyle de bir izlettiriyor ki film kendini, öyle bir alıyor ki içine, başta düşündüğüm herşeyi unuttum film boyunca. Bir ara da kendimden şüphe ettim acaba bu Fransızlar alttan alttan bir mesaj vermeye çalışıyorlar da ben mi kaçırıyorum diye. Bazı göze sokulan sahnelerden demek istedikleri anlaşılıyor ama ana eksen Fiona ve Dom ilişkisi üzerinde gidiyor.

Şimdi başka bir şey anlatacağım çünkü bu da izlerken aklıma geldi. Filmin başında Dom’un bisikletle yağmurlu havada gitme sahnesi var, upuzun bir plan. Yolda bir zincir kopuyor, bir tümsekte takılıyor, bir frenler tutmuyor, tam kabus. Ama benim kabusum. Anlatacağım tabi.

Ben üniversiteye kadar bisiklete binmedim, yani hiç binmedim, hiç de bilmedim nasıl binilir. Üniversitemde son senemde tek başıma eve çıkacaktım, hiç de eşyam yoktu. Evi tuttum bir miktar param var ama evdeki şofbene tüp lazım, oturacak sandalyem yok, masam hiç yok, yok da yok ben düşünüyorum ne alsam diye okulda, bir anda ışık yandı bende. Benim hiç bisikletim olmadı hayatım boyunca dedim ve bisiklet almaya gittim. Bütün paramla tabi.

Ben o bisiklete binmeyi ilk gün öğrendim, 15 gün bindim sonra herkes bana düşersin mutlaka düşeceksin dedi diye bir daha binemedim.

Bir kaç gün önce bir bisiklet firmasının adıma bir model yaptığını öğrendim. Birinci doğum günü dileğim bu oldu. Her ne kadar henüz modeli çıkarmamış olsalar da çıkınca o dünyanın en güzel bisikleti gelecek bana.

Şimdi, bir film izlerken bunca şey düşünülebilir mi? Film ağır ilerliyorsa içinde hayal varsa ve çok yorucu değilse ben hemen kendi dünyama geçerim. La Fee bana bunu yaptı.

Not: Ben düşmenin ne demek olduğunu bilmediğim için bisiklete binemediğimi fark ettim.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.