Fetih 1453 (2012)

Ben, benden önceki sultanlara benzemem.


İlk kez izlemediğim bir film üzerine yazacağım. Ben izlemedim ama kardeşim izledi. Çok yanlı çok yanlı diye konuşuyor hala. Öyle pek söylenen bir tip değildir de nedense bu filme hiç susmadı. Genelde benim önerdiğim filmlere gider ve hatta bazen şu filme gidersen hakkımı helal etmem falan derim, en son Abduction’da bunu söylemiştim de bundan haberim yoktu. Yani bana sormadı, aradığımda çoktan girmişti filme. Şimdi onun konuşturduğum gibi sesini de kaydettim oradan deşifre yapacağım.

Bir kere çok yanlıydı, yani sanki harem Osmanlı’da yokmuş da Bizans’da varmış sadece gibi verilmiş. Fatih tek eşliydi, ve karısına düşkündü. Bazı dövüş sahneleri çok iyiydi ama bazıları da oldukça kötüydü. Oyunculardan bazıları gerçekten iyi oynamış ama bir kısmı da o kadar kötü. Mesela bir sahne vardı, ölüleri gömüyorlar üzerlerine toprak atacaklar, ölülerden birkaçı irkildi ve bütün salon kahkahalarla güldü. Bu durum film boyunca birkaç kere yaşandı. Salon böyle güldü. Filmdekiler de sıkılmışlar sanki, tekrar çekmemişler sahneleri hata oldukça bitsin de gidelim modunda takılmışlar gibiydi. Çok emek harcanmış belliydi. Film çok iyi bir kaç sahne ile acayip kötü  sahneler arasında gidip gelmiş.

Dedi.

Ben Türk Sinemasını destekliyorum, Türk filmlerini de izlemeye çalışıyorum ama tarihi bile çarpıtıp verecekse o noktada tavrımı koyuyorum. Ne demek harem yoktu bizde, ne demek herkes sütten çıkma ak kaşıktı? Önemli olan geçmişi yalanlamak değil, geçmişine ne olursa olsun sahip çıkmak değil mi? Bunu yapamamış işte bu film.

Benim annem Sosyal Bilgiler öğretmeniydi 60’lı yıllarda İstanbul Üniversitesinde okudu. O hep der ki tarih kitapları değiştirildi. En basitinden eskiden Türklerin müslümanlığı kabul etmesi ile ilgili bölümlerde şu yazardı, ‘Türkler müslümanlığı kabul ederken Maveraün nehrini kan götürüyordu’. Şimdi bakın bir de tarih kitaplarına, Türkler müslümanlığı isteyerek kabul etti yazıyor. Küçücük çocuklar bu bilgilerle büyüyorlar. Kime neye inanacağımız her gün değiştiriliyor, şu an tek yanlı büyüyen bir nesil mevcut, ne dersen de değişmiyor görüşleri, korkum bu filmi izleyecekler ve buna inanacaklar. Bari azıcık önemli tarihçileri de okusalar, belki bir teori ama İstanbul’un Fethi ile ilgili Stefan Zwieg’ın İnsanlık Tarihinde Yıldızın Parladığı Anlar’daki anlatısı dikkate değerdi.

Durum anlaşıldığı üzere iyi film kötü film değil burada, yanlı film. Ve böyle olduğu sürece ben bu filmi izlemeyeceğim.

2 thoughts on “Fetih 1453 (2012)

  1. Anonim

    Sana Stefan Zwieg’ın yansız yazdığını düşündüren ne?

  2. uykulukuytu

    Stefan Zweig’ın yansız olduğuna dair bir beyanım yok, o kitaptaki anlatısı dikkate değerdi ve belki bir teori ama yazıyor yukarıda. Zweig’ın baz aldığı Kerkaporta kapısından bahsediyorum burada. Zweig’dan once başka tarihçiler de Bizans’ın fethine ilişkin aynı tezi savunmuştu. En önemlisi de 15. yy’da yaşamış olan Dukas’tı. Onu Babinger ve Hammer takip etti. Şimdi ben bunlar yansız demiyorum, onların bakış açısı ve biz de bir yandan bakacaksak buradan da bakılabilir anlamında kullandım. Ya da belki bilmemiz iyi olabilir. Sonuçta burdan bakarsak ne oluyor, kolay bir fetih öyle değil mi, bir kapı açık kalmış, ve bize yakışmıyor. Stefan Zweig taraflıysa ona da taraflı diyelim ama bu film taraflıysa ona da taraflı diyebilelim. Birşeylerin taraflı olduğunu ifade edebilme özgürlüğümüz olsun.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.