Warrior (2011)

Today you were far away
and I didn’t ask you why
What could I say
I was far away..


Yıpranmış bir ailenin hikayesi Warrior. Her ne kadar ön planda dövüş olsa da. Baba Paddy (Nick Nolte) alkol yüzünden ailesini darmadağın etmiştir. Oğul Brendan (Joel Edgerton) aile dağılırken babayla Pittsburgh’da kalmıştır çünkü orada aşık olmuştur. Diğer oğul Tommy (Tom Hardy) anneyle gitmiştir ve annesinin ölümüne kadar yanında kalmıştır. Bu iki çocuk vakti zamanında antrenör olan babalarından dövüş eğitimi almışlardır. Hayatlar değişir, zaman değişir, belki para için belki başka sebeplerden tekrar ringe çıkmaları gerekir. Birbirlerini değil de kendilerini affedebilecek midirler?

Adriaaaaann!! Ben Rocky’le büyüyen biri olarak bu tür filmlerde hep bir kere bağırırım bir ‘Adrian’ diye bir de ‘Acı Yok’ diye. Bir de bakarım eğer karşıda Rus rakip varsa daha heyecan yaparım Amerikalılar gibi. Sonuçta sadece filmlerde yenebiliyorlar ya (!)

Ortaokulda bir arkadaşım bana Pankreas videoları verirdi ben korku filmi seviyorum diye, ne alakaysa, ondan aşinayımdır bu dövüş sanatlarına. Bir de Street Fighter ve Tekken’i parmaklarım su toplayana kadar oynayan biri olarak severim bu türü. Ama bunların konular hep birbirine benzer, bir de pek akılcı bişey beklemem bu dövüşçülerden sonuçta filmin içinden çekip alacağım dikkatimi çeken bir replik dahi olmamasından belli, anca filmde çalan şarkıdan alıntı yapabildim yazımın başına.

Bakmayın geyik yapıyor gibi duruyorum da çok önemli mesajlar var aslında bu yazıda, özetlemem gerekirse,

1-  Amerika’nın Ruslara karşı olan üstünlük yarışı

2-  Dövüş Sanatları ve Korku filmleri arasındaki benzerlik

3-  Dövüşçülerin çok zeki olmadıkları

4-  Nick Nolte’nin çok yaşlandığı.

Gerçi bunu daha söylemedim ama olsun. 3. Kez Oscar’a aday oluyor Nolte ve daha hiç alamadı bugüne kadar.

Peki film ne anlatıyor?

Kimsenin nefretini kazanmayacaksın bu dünyada diyor kısaca. Öyle bende gözlerimi kapatıp ağzını yüzünü dağıttığımı düşünebiliyorum bazen bazı insanların, gerçi bende sayı fazla değil ya birdir ya iki ama olsun negatife bağlanmak için yeterli. Sonra da kendime kızıyorum niye olumsuz şeyler düşündüm diye, iyi olmuyor hani.

Peki ya film niye imdb’ye göre 8.3 almış?

Bir kere her topluluğa hitap ediyor. Özellikle askerler basmıştır puanı dedim bir replik üstüne aynen aktarıyorum.

Brendon: I’m your brother, man.

Tommy: You were in the Corps?

Brendan: What?

Tommy: I said I didn’t know you were in the Corps.

Brendon: I wasn’t in the Corps.

Tommy: Then you ain’t no brother to me. My brother was in the Corps.

Türkçesini de yazacağım hemen:

Brendon: Ben senin kardeşinim.

Tommy: Orduda mıydın?

Brendan: Ne?

Tommy: Orduda mıydın dedim.

Brendan: Orduda değildim.

Tommy: Öyleyse benim kardeşim değilsin. Benim kardeşim ordudaydı.

İşte tam buradan vuruyor orduyu ve basmışlar puanı.

Neyse, film kötü değil dediğim gibi sadece şaşırtmıyor izlerken. The Champ ve Raging Bull ile başlayan dövüş filmi kültürüm Rocky ile zirve yapıp Million Dollar Baby ile kendimi güçlü hissetmemi sağlamıştı şimdi The Fighter ve Warrior’la taşlar yerine oturuyor.

Not: Söylemezsem çatlayacağım, bunlar hep ilk başta dayak yer sonra birden döver.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.