Sans Soleil (1983)

Flâneur

Narrator: He wrote me: I will have spent my life trying to understand the function of remembering, which is not the opposite of forgetting, but rather its lining.

Sinema okumaya karar verdiğimde kendi kendime söz vermiştim değişmeyeceğim,o güne kadar ne seviyorsam ve izliyorsam onları izlemeye devam edeceğim diye. Öyle de oldu. Neyi sevdiysem onu sevmeye devam ettim.
Ama,
Twelve MonkeysLa Jetée ve buradan da Sans Soleil’e geldim.
La Jetée iyi bir zaman filmi (?) olmasına rağmen bu sebeple üzerine yazmadım. İzleyen anlayacaktır filmin nelere temel olduğunu. Yönetmenin 21 sene sonra çektiğidir Sans Soleil. Ve önüme gelendir.
Her film bir guide şu zamanlar, her zaman bir ders, her ders bir korku, her korku bir döngü. Sans Soleil hepsi.
Sanattır, anlamak zordur, teoriler vardır, sıkmama kaygısıyla yazılmayacaktır. Ne görüldüyse odur bu film.
Ne görüldü?
Birbirinden bağımsız görüntülerin, mektuplar vasıtasıyla başka bir kadın tarafından seyirciye aktarıldığı, zamanın, hatırlamanın sorgulandığı, bu bağımsız görüntülerin her kişiye gore bağımlı bir film oluşturabileceği bir şey yapmış Chris Marker. Sadece bir kişinin bilebileceği ayrıntılar da olabiliyor bunlar.

Zaman, mekan, kopuk, anlaşılma kaygısından uzak, ya da az kişiye anlaşılmak, ama  her seferinde bir yol bulmak, bunu gerekirse 20 kere daha izleyeceğim dedirttiriyor bana.

Not: Sans Soleil, Me’yi değiştiriyor ve hatırlatıyor bir sonraki filmimi, ve yapmam gerekeni.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.